BU SAYFA ÖZGE KOÇ TARAFINDAN YAZILAN ŞİİRLERE AYRILMIŞTIR.
Admin.F.Koç


Hayatta Ben En Çok Annemi Sevdim
Ona göre baştan beri iflah olmaz biriydim Babam korkuydu bana, annem yürek serinliği En sevdiği oğluydum-bana hep öyle gelirdi- Uzun avcı öykülerini ilk ondan dinlemiştim Hayatta ben en çok annemi sevdim
Sözümona büyümüştüm, ekmek getirirdim eve Annem öldü, düşüyorum, koptu salıncağın ipi Anahtarsız bir kilide benzediğim doğru şimdi Saçlarına tırmanırdım tutunup yıldızlara Kokusu kalmıştır diye kapandım odalara
Kıyamazdı bilirdim şiirler yazan oğluna Sevgilim terkedince benden fazla ağlardı İstiridyeydi annem, içinden inci çıkardı Hergün daha da büyüyor yüreğimdeki yırtık Annemi anılarda bile bulamıyorum artık
Babamın hemen ardından gitmesi gerekmezdi Evinin badanasını yarım bırakıp erkenden O gün bugündür bana gülden önce gelir diken Dedim ya anahtarını yitirmiş bir kilidim Hayatta ben en çok annemi sevdim Abdül Kadir Budak
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜMÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum. Siz hiç hamama gittiniz mi? Ben gittim lambanın biri söndü. Gözümün biri söndü kör oldum Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak Söylememesine maviydi kör oldum Taşlara gelince hamam taşlarına Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi Taşlarda yüzümün yarısını gördüm Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü Yüzümden ummazdım bunu kör oldum Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
CEMAL SÜREYYA
Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarına, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
Annemle Hasbıhal Anne, zannetme ki günler geçti de Değişti evvelki hissim gitgide! Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum; Seneler geçse de ben yine buyum! Senden umuyorum teselli yine! Bugün şefkatine, muhabbetine Zanneder misin ki yok ihtiyacım? Belki eskisinden daha muhtacım! Dünyanın tükenmez kederlerinden Kalbim kırılsa da böyle derinden, Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz. Teselli bulurum içimden biraz O derin sevgini hatırlarım da! Her gece hıçkıran dudaklarımda Hasretle anılan senin adın var. Beni aldatmadı, sevdi daima! Gittikçe ruhumu saran bu humma Başka sevgilerden yadigar, anne! Sevmeyen sevenden bahtiyar, anne!
Sorma ki başımdan çok şey geçti mi? Ah, eğer anlatsam sergüzeştimi! Nasıl terk edildim, nasıl atıldım; Anne aldatıldım, ah aldatıldım, Belki her zamandan fazla severken. Bir lahza bahtiyar olayım derken,
Bilmezsin kaç gece böyle ağladım! Şimdi tecrübem var, artık anladım: Aşk, o bir masalmış, yalanmış meğer! Seven bir kalp için sığınacak yer Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş... İnsanlar ne kadar merhametsizmiş. Orhan Seyfi Orhon ANNE VE ÇOCUK
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz 2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz 3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz 4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz 5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz 6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "GİTMİYCEEEEEEM" diye ağlayarak teşekkür ettiniz 7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz 9 yaşınızdayken size piyano öğretmeni buldu. Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz 10 yaşınızdayken doğum günü partilerinden dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü. Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz 11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz 12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz 15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi. Tek satir mektup yazmayarak teşekkür ettiniz 17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi. Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz. 19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz 21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz 22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz 24 yaşınızdayken uzun suredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz 25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz 30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak"diyerek teşekkür ettiniz 40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı "Anne işim başımdan aşkın"diyerek teşekkür ettiniz 50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz Derken bir gün..... o öldü. O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü...
BİR ÇOCUĞUN MELEĞİ <!--[endif]--> Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Allah'a sormuş: -Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? -Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın. -Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? -Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek. -Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? -Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek. -Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? -Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak. -Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm. -Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek. O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar: -Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? -Meleğinin adının önemi yok yavrum, sen onu ANNE diye çağıracaksın...
TOPLAM BORÇ 14 DOLAR 75 SENT
Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;
Çimleri biçtiğim için 5 dolar Odamı temizlediğim için 1 dolar Alışverişe gittiğim için 50 sent Küçük kardeşime baktığım için 25 sent Çöpü attığım için 1 dolar İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar --------------------------- Toplam borç 14 dolar, 75 sent
Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı; Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim BEDAVA YAVRUM ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü... Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu. Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda "HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı
özge 26.12.2005
herkese iyi hafta sonları.bir arkadaşımın isteği üzerine cemal süreyyanın bir şirini yazıyorum.arkadaşımın babası yakınzamanlarda öldü ve bu şiiri çok seviyor.. Sizin hiç babanız öldü mü?- Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum Siz hiç hamama gittiniz mi? Ben gittim lambanın biri söndü Gözümün biri söndü kör oldum Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak Söylememesine maviydi kör oldum Taşlara gelince hamam taşlarına Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi Taşlarda yüzümün yarısını gördüm Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü Yüzümden ummazdım bunu kör oldum Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
NE SÖYLERDerinden derine ırmak akar Uzaktan uzağa Hasköy çeşmesi Ey suyun sesinden anlayan bağlar Ne anlatmak ister şu doğa, Hasköy çeşmesi Her tarafı yeşillik İnsanda içten içe bir derinlik Dağıyla ormanıyla,taşıyla toprağıyla Ne anlatmak ister şu doğa,Hasköy çeşmesi ÖZGE KOÇ |