Çarşamba, 21. Mart 2007 13:02 IP: 85.103.180.177
ERDEM KAYA - ESİNTİLER
Erdem Kaya/21.02.2006
yaylaların soğuk suyu içilmez
suruleri çamurludan geçemez
kurt kayalarını mekan edinmez
bir teseli verir bize yaylalar
tahta tarlaları koruk edenler
bir gun gelir sazlıkları biçerler
kısır geldı mozikleri seçerler
bir teselli verir bize yaylalar
yaylalarda panta satanı gördü
kayalıkta kadınlar el işi ördü
köyden gelenlere kazları sordu
birteselli verir bize yaylar
sürüler toplanmış mantar düzünde
yaylaya dagılır ayak ızınde
birgün olur yaylaları gezinde
bir teselli verir bize yaylalar
yaylalardan bülbülana giderler
ana kızlı yayık yayarlar
koyun geldi kuzuları sayarlar
bir teselli verir bize yaylalar
köyden bir haber yaylar insin
telgıraplı kapılar çisgal sökülsün
öküzarabası degil kamyonla insin
bir teselli verir bize yaylalar

Cuma, 9. Mart 2007 19:17 IP: 85.103.180.177
açtım ekranı hasköyü karşımda gördüm
köyün burada işi ne herkese sordum
dayımın emimin resmini gördüm
bir site olmus bizim köyümüz
yazıyor herkes güzel sözleri
yıllar geçti gördüm yeni yüzleri
dillerden akıyor tatlı sözleri
bır site olmuş bizim köyümüz
kardeşim sende bir mesaj yolla
dostunu köyünü sende hep kolla
bu mesajı okudun birazcık anla
bir sitte olmus bizim köyümüz
kardeşler burada bacı burada
halalar burada bibim burada
köyümüz dizilmiş hep bı sırada
bir site olmuş bizim köyümüz
Pazartesi, 5. Mart 2007 19:16 IP: 85.103.183.11
kazanda sırat kaynaya durdu
özlemişim bende ekşi yogurdu
daglarda gezinir tilkisi kurdu
köyüm düştu yine benim aklıma
baharda açtı günelerin geveni
gizli gizli buluşurlar birbirini seveni
meşede yaklanmış bakımcıyı döveni
köyüm düştü yine benim aklıma
omuzda cakkıl bakır güğümler
tarla çayırlarda otlar yığınlar
fırfır dügünde davul zurnalar
köyüm düştü yine benim aklıma
dükanda kuruldu karenin ası
tasta yogurdun çalkalanması
ocaktan çıktı tas pagacası
köyüm düştü yine benim aklıma
koşattan asılmış yayık yaymağı
doyum olmaz peynir ile kaymagı
şimdi canım çekti benim kuymagı
köyüm düştü yine benim aklıma

Cumartesi, 24. Şubat 2007 11:17 IP: 85.108.177.112
dağın yamacına gölgelenmisin
bulunmuyor bir benzerin ardahan
kura nehri seni ikiye bölmüş
geçilmez suların derin ardahan
tarihin belirsiz kalen başında
hayat vardır baharında kışında
gündüz hayalimde gece düşümde
kalbimde çok derin yerin ardahan
aklıma gelmiyor şimdi evliyaların
harpte o yigit kahramanların
bağrımda yatıyor şahidanların
bilinmez kıymetin sırrın ardahan

Cuma, 23. Şubat 2007 15:20 IP: 85.108.177.112
gönlümüzde senin sevgin var daha
koca çınar gibi dal idim babam
akan pınarlarım birden kurudu
gönlümüzde akan sel idin baba
emek ettin kardeslerim canıma
kurban olsam parmakların ucuna
seni diksem kalelerin burcuna
hepimize kanat kol idin baba
ne emekler yaptın sen bizim için
yıllar beyazlatı o kara sacın
bu dunyada yoktu gunahın suçun
tatlılardan tatlı bal idin baba
sever sevilirdin benzerdin güle
dünya malı derdi paraya pula
hiç kusur etmezdi insana kula
garipler önder yol idin baba

Çarşamba, 21. Şubat 2007 12:07 IP: 85.108.177.112
allah her kula bir zanahat vermiş
meğerki bol nasip kısmet yazıla
kimine hoş geçim kanaat vermiş
kimine hıs vermiş doymaz az ile
teki diyar ettim on üç yaşıma
dolaştım bir hayi kendi başımda
her ne işi tutuysam felek karşımda
naçar kaldım paylaşılmaz göz ile
torpil yoktu kimse yardım etmedi
küçük memur oldum maaş yetmedi
ev geçimi hiçde düzgün gitmedi
çeriyanı kestiler kaldık gaz ile
tuafiyeciliği seçtim olmadı
terzi oldum kestim biçtim olmadı
kumaş magazası actım olmadı
hep malları güve yedi haz ile
marangoz olduk el kaptırdık hızara
tellal olduk kıtlık geldi pazara
fırıncı oldum yangın çıktı kazara
malım mülküm harap oldu köz ile
berber oldum belediye kapattı
kahveçilik yaptım sermayem battı
meyhaneci oldum dükkan top attı
içen kactı hepsi başka poz oldu
demirci oldum herkes beni haşladı
gürültüden şikayetler başladı
çöpçü oldummahaleli taşladı
süpürürken evler doldu toz
doktor oldum tedaviye geldiler
ilaç verdim zehirlenip öldüler
dişci oldum suçu benden bildiler
zayıf giren çıktı şişman yüz ile
üfürükcü oldum kendim çaldırdım
müezzin oldum cemaatı yıldırdım
imam oldum yanlış namaz kıldırdım
müftü el çektirdi işten vaz ile
baktım hayırsızım ortada kaldım
vazgeçtim sanahattan başka iş buldum
inşaata girdim amele oldum
ta üskatan düştüm hız ile
vel hasıl hiç bi işte gülmedim
meğer kader böyleyimiş bilmedim
birde hovardalık yapayım dedim
yedik malı mülkü karı kız ile
Salı, 20. Şubat 2007 12:21 IP: 85.108.177.112
Ölmez sağ olursam bu yaz inşallah,
Hasköy e birdaha dönmek isterim.
Ardahan a varsam o gün sabahı,
toprağına yüzümü sürmek isterim.
Toroshevi ravası bülbülan dağında,
Dıbatı şedivan küzotdamalını,
Köylü şehirli,hasta sağını,
Görüpte bir muhabbet kurmak isterim.
Babam sağ olsaydı sesim duysaydı,
Cebime leblebi üzüm koysaydı.
Elimden tutup emim dayım gezseydi,
Oğlum diyince3 sesini duymak isterim.
Dayım gelse bel omuzun kütletsem
Emim gelse bacalarda koştursam.
Hele birde mertekleri kırdıysam,
Sırtımdan taşları yemek isterim.
Lavaş ekmek deri peynir yanında,
Feselli katmer gitmez hatırdan.
Patatesler çatır çutur fırında,
Kaz etini pilavla yemek isterim.
Harmana denk gelse kaşkaya binsem,
sırtıma oz dolsa kaşınsa ensem.
Bostan çapalayıp türkü dinlesem,
Çayırda tırpan çekmek isterim.
Üç beş arkadaş böyle şosada gezsek,
Tarladan kürul yölmük toplasak.
Sahibi yakalasa biz rezil olsak,
O tatlı günlere ermek isterim.
Uzun kollu kazak giysem sümüğüm aksa,
Koluma silerim mendilim yoksa.
Bağırsam koşsam köy benden bıuksa,
Bacadan aşağı düşmek isterim.
Toplanıp dolaşsak hep tarla bayır,
Büyük çayda elimle balık tutsaydık.
Sırtımı kolumu ısırsa vızık,
Kaşıyıp ta yara etmek isterim.
Kim sorarsa yazdın bunları niye,
Gelecek nesile kalşsın hediye.
Ardahanda doğdum Hasköylüyüm diye,
Heryerde göğsümü germek isterim......
hasköy köyü benim köyüm
hasköy gitti gurbet ele
olukludan sular akar
hasköy gitti gurbet ele
istanbulu bursa yeri
orangazi sarigazi
giden gider gelmez geri
hasköy gitti gurbet ele
eskişehir izmit yolu
dıbatlı hasköylu dolu
küzodamal başka kolu
hasköy gitti gurbet ele
yalızçamı hasköy köyü
ardahanın hasköy köyü
kalanın kırıldı kolu
hasköy gitti gurbet ele

Cumartesi, 17. Şubat 2007 18:40 IP: 85.103.247.177
önce söz veripte sora cayan var
boynun altan kala yere giresin
çayırı biçmeyıp gezen tozan yar
kor ola gözlerin dağa gidesin
ardahanda içesin kendin bilmeyesin
yataklarda yata yata şişesin
takatın kesile ele düşesin
ellerin duvara süre gidesin
bana ettiklerin sana kalmasın
dükende kumardan hiç kalkmayasın
kazancın eksilsin yeri dolmasın
vuralın dükanında rehin kalasın
parasız kalasın borç dilenesin
aç susuz köyüne geri dönesin
çayırda tırpanın nati kırılsın
zoğların çürüsün otsuz kalasın
evinde soba ocak yanmasın
geceleyin kapılardan odun çalasın
tipiler essin yolun kapansın
kara çaya düsüpte sele gidesin
Cuma, 16. Şubat 2007 18:44 IP: 85.103.247.177
aldanma cahilin kuru lafına
kültürsüz insanın kulu yalandır
hikmetse dünyanın her tarafında
arzusu hedefi yolu yalandır
kar suyundan süzülen çeşme göl olmaz
gül dikende biter diken gül olmaz
diz dize sinegin balı hiç olmaz
peteksız arının balı yalandır
insan bir diyardır ilime mahir
ilimsiz insanın şöhreti zayir
cahilden iylik beklenmez ahir
ilepi ameli hali yalandır
cahil okur ama alim olamaz
kamilik ilmini herkes bilemez
özkan bu sözlerin halka yaramaz
sonra sana derler deli yalandır